Çocuklarda yıkıcı davranış bozuklukları

Aralık 21, 2018

3’e ayrılır; dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (dikkat eksikliği, hiperaktivite – impusivite, bileşik), karşıt olma karşıt gelme bozukluğu, davranış bozukluğu.

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu:

Tanım: Temel olarak dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik ve fevrilikle seyreden, belirtileri 7 yaş öncesi başlayan önemli bir gelişimsel-ruhsal bozukluktur. Duygusal, bilişsel, davranışsal bozukluklara yol açan önemli bir tablodur. Hem klinik hem halk sağlığı açısından major bir sorundur.

Temel belirtiler: Dikkat eksikliği ve dağınıklığı:yaş, IQ ve gelişim düzeyine göre değerlendirilmeli. Farklı boyutları söz konusu, bütün boyutlarda sorun olması gerekmiyor. En sık işitsel dikkat problemi var. Yaşla birlikte (12 yaşa dek) dikkat süresi artar. En hızlı gelişme donemi 4-5 yaş arasıdır. Bu çocuklar oyun çağında yeterince oyuna konsantre olamaz, okul döneminde ders dinlemek, tahtada yazılanları takip etmek , ödevleri akılda tutmak, verilen komutları takip etmekte, günlük programlarını düzenlemekte zorlanırlar. Hiperaktivite: kaotik, aşırı ve amaçsız hareketlilik vardır, yaş ve gelişim düzeyine göre değerlendirmeli. Odanın içinde motor gibi sürekli hareket halinde olma, yerinde duramama, sınıf içinde gezinme vardır. Fevrilik (dürtüsellik/impulsivite): sözel ve/veya eylemsel. Söz kesme, sürekli konuşma, tutturma nöbetleri, bekleyememe, sabırsızlık vardır.

DSM-IV’e göre; DEHB’nun üç alt grubu bulunmakta: 1-Dikkat eksikliğinin ön planda olduğu tip (%20-30). 2-Hiperaktivitenin ön planda olduğu tip (%15). 3-Bileşik (%50-70). Dikkatsizlik alt tipinde daha az davranışsal problemler görülür. Ancak daha fazla akademik sorun var.

Epidemiyolojik çalışmalar: Sıklık: %4-12 söz konusu, Türkiye’de %7. Erkeklerde 2-6 kat daha fazla.

Etyoloji: Patofizyoloji: çok iyi bilinmemekle birlikte,pek çok noropsikolojik çalışama ve görüntüleme frontal/frontostriatal bağlantılarda sorundan söz etmiştir. Yürütücü işlevlerde bozukluk vardır. Yürütücü işlevler yukarıdan aşağıya kontrol edilen gelecekteki hedeflere ulaşmak için esnek bir yolun izlenmesine olanak tanıyan beceriler. DEHB’de en sık görülen yürütücü işlev bozukluğu yanıt inhibisyonudur. Yanıt inhibisyonu daha uygun yanıtın oluşturulabilmesi için süregelen yanıtın durdurulmasını kapsar. Bilişsel esneklik, duygu kontrolu, kendini kontrol.Dopaminin yürütücü işlevlerde kilit NT olduğu düşünülür. MRI: total beyin, corpus callusum, caudate, serebellar hacimde azalma. PET: DEHB’ li erişkinlerde prefrontal kortekste metabolizma azalması, ve ergen kız DEHB lerde global metabolizma da azalma. Katekolaminerjik disfonksiyon: özellikle DA ve indirekt olarak NE önemli. Kortikal dopamin eksikliğinde sıçanlarda hiperaktivite, organizasyon sorunları vardır. NE fazik salınımı az ya da fazla ise dikkat bozuluyor. NE dopamin salınımını da kontrol eder. 5HT, Glycine, GABA’nın merkezi rolü yok. Genetik faktörler:psikiyatrinin en çok genetik-temelli bozuklukları arasındadır. DEHB’lilerin akrabalarında yüksek oranda DEHB, psikiyatrik bozukluk,okul başarısızlığı, öğrenme güçlükleri vardır. MZ > DZ daha fazla konkordans. Molekuler genetik çalışmaları; dopamine D4, ve dopamine transporter genleri aday genlerdir. Ayrıca bu polimorfizmi gösterenlerde semptomlar şiddetli seyretmektedir.——–Riskli durumlar; 1500 gramdan düşük doğum ağırlığı, gebelikte sigara ve alkol kullanımı, ciddi kafa travması, menenjit, cerrahi girişimler.

Eşlik eden psikiyatrik durumlar: Karşıt gelme bozukluğu; %40-70. Davranım bozukluğu; %20-56. 1/4-1/3 ünde antisosyal davranışlar vardır. Bu grubun 2/3 tutuklanma öyküsü vardır. İyi tedavi olan DEHB, başlangıçta belirti şiddeti fazla ise bile, ergenlikte antisosyal eğilimler azdır. Depresyon: çok fazla komorbidite, ergenlikte sık, yaşam boyu prevalansı %23. DEHB’li ergenlerde genel populasyonundan dört kat fazla depresyon riski var. Anksiyete bozuklukları: daha çok zayıf emosyon regulasyonu ile ilgili, %10-40. Tik bozukluğu:erken DEHB tik için bir risk faktörü. Tikli vakaların %25-85’inde DEHB var. Genelde tikler DEHB den 2-3 yıl sonra başlıyor. Madde kullanımı: bu grupta en önemli sorunlardan biri. Hem madde kötüye kullanımı, hem sigara kullanma açısından yüksek risk taşır. Özellikle komorbid durumların eşlik ettiği vakalarda bu risk fazla. ADHD liler yaşıtlarına oranla iki kez daha fazla bağımlı. Tedavi olmuş DEHB lerde madde kullanım riski diğer gruptan az. Sigara kullanımı: komorbid bipolar veya davranım bozukluğu varsa genelde 16 yaş öncesi başlar, eğer komorbid durum yoksa 17-22 yaş arası başlar, genelde arkadaş çevresinin rolü büyüktür, sigara kullanımı kısmen self-medikasyon içindir. Kognitiv fonksiyonlar üzerine olumlu etkisi söz konusu. Tedavi gören olgularda sigara kullanım riski az.

DEHB’lilerde görülen diğer sorunlar: Trafik kazaları: çocukluğunda DEHB tanısı alanlarda risk yüksektir (alkol kullanımı, impulsivite, dürtüsellik). Kaza yapanların psikiyatrik muayenesinde en sık DEHB ve davranım bozukluğu tespit edilmiştir. DEHB’lerde araba kullanımı problemleri, fren yapmada yanlışlık, anlamlı olaylarla geç reaksiyon, daha az emniyet tedbiri alma ile ilgili. Arkadaş ilişkleri problemi:daha az sayıda arkadaş, daha zayıf psikososyal uyum. Anne- çocuk ilişkileri daha çatışmalı, özellikle karşıt gelme bozukluğu varsa. Yaşam kalitesi: normal kontrollerden daha düşük. Cinsel sorunlar: erken yaşta cinselliğe başlama (15 vs16), çok sayıda partner, her partner ile kısa süre, koruyucu kullanmama.

Tedavi: Farmakolojik: Psikostimulanlar: sempatomimimetik ilaçlardır, intrasinaptik katekolamin artışı yaparlar. DA ve NE salınımını artırıp, geri alımını bloke ederler. Dopamin taşıyıcı proteini inhibe ederler. Metilfenidat; kısa – uzun etkili. Yan etkiler; iştah azalması, uykusuzluk, gelişim üzerine etkisi, kilo kaybına yol açmakta ancak boy üzerine etkisi olmadığı son çalışmalarda bildirilmiş. En etkin tedavi, yanıt %80 cıvarında. Tedavi süresi, hastanın yanıtına bağlı, genelde uzun sürelidir. Tatiller söz konusu. Atomoksetin: presinaptik NE taşıyıcısı inhibitörüdür. Non-farmakolojik: multimodal tedavi programları. Vakanın gösterdiği uyum güçlükleri ve davranışsal sorunlara yonelik egitsel-terapotik programlar denenir. İlaç tedavisi ile birlikte işe yaramaktadır.

Prognoz: 25 yaşında olguların %60’ında DEHB sürüyor. %25’inde antisosyal kişilik bozukluğu vardır.

Yorum Yaz
Çocuğun ruhsal gelişimi ve psikiyatrik değerlendirmelerRehabilitasyonun tanımı nedir

Yorumunu bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir